BiiTest, Amerika’nın ve İngiltere’nin en gelişmiş ve en yeni teknolojisi olan Hücre Görüntüleme ve Tarama Teknolojisini kullanarak 340 besin, içecek, katkı maddeleri ve gıda dışı maddeleri inceleyen, dünyada 25 ülkede uygulanan Besin ve Bağırsak İntoleransı testidir.
Besin ve Bağırsak İntoleransı insanlar arasında çok sıklıkla görülür. Vücudumuz bazı yiyecek ve içecekleri sindiremez ve bu besinlere karşı intolerans geliştirir. İntoleransımız olan yiyecek ve içeceklerin neler olduğunu kendi kendine tespit etmemiz neredeyse imkansızdır.
BiiTest ile vücudunuza zarar veren, intoleransınız olan yiyecek ve içecekleri öğrenebilirsiniz.
Amerika,İngiltere ve Avrupa’nın Seçimi BiiTest …
Dünyanın en gelişmiş Besin ve Bağırsak İntoleransı tespit teknolojisi olan ‘’Hücre Görüntüleme ve Tarama Teknolojisi’’ başta Amerika olmak üzere Avrupa ve birçok dünya ülkesi kurumları ve kuruluşları tarafından desteklenmektedir.
BiiTest, Amerika ve İngiltere’deki görüntüleme merkezlerinde saç numunesi üzerinden Hücre Görüntüleme ve Tarama Teknolojisi kullanarak çok detaylı inceleme yapar ve yüksek düzeyli başarı oranları ile vücudunuzda ve bağırsaklarınızda intoleransa yol açan besinleri ve içecekleri tespit eder.
Neden Saç Örneğinizden Test Yapıyoruz?
Saç örneğiniz mükemmel bir bilgi kaynağıdır.
Saç numuneniz dış faktörlerden etkilenmez.
Kan numunesi ise dış etkenler ve stres gibi faktörlerden etkilenebilir.
Saç numunesi alındıktan sonra bozulmaz ve uzun süre korunabilir.
Saç numunesi alımı acısız ve ağrısızdır.
Neden BiiTest?
BiiTest dünyada var olan en ileri teknolojik yöntemleri kullanır.
BiiTest dünyada 25 ülkede uygulanmaktadır ve binlerce kişi tarafından uygulanmıştır
BiiTest, Amerika,İngiltere ve Avrupa’nın saygın birçok kurum ve kuruluşu tarafından tavsiye edilmektedir.
BiiTest saç numunesi üzerinden inceleme yapar bu yüzden ağrısız ve acısızdır.
BiiTest saç numunesi üzerinden inceleme yaptığı için sonuçlar hiçbir faktörden etkilenmez ve nokta atışı ile vücudunuzda ve bağırsaklarınızda intoleransa yol açan besinleri ve içecekleri tespit eder.
Gıda İntoleransına Ne Sebep Olur?
Gıda intoleransının ortaya çıkması çeşitli sebeplere bağlı olup, bunların bir kısmı henüz tamamen araştırılmamıştır ya da hala tartışmaları devam etmektedir. En önemli nedenler; sağlıklı bir bağırsağa göre sindirilen gıdalar için daha yüksek geçirgenliğe sahip olan hastalıklı bir bağırsak (geçirgen bağırsak sendromu) veya zayıf bağışıklık (immün) sistemdir. Bağışıklık sistemi, bu yabancı maddelere, belirli bir IgG antikoru oluşumu ile yanıt verir. Ancak, IgG ve bağlı gıda bileşenlerinin oluşturduğu immün kompleksin büyük miktarlarda oluşması, mevcut durumdaki hastalık bulgularını ağırlaştırabilir.
Bağırsak epitelinin geçirgenliğini etkileyen faktörler arasında; antibiyotikler, ilaçlar, kötü beslenme, alkol, parazitler, bakteriler, virüsler ve stres bulunmaktadır. Diğer bazı etken faktörler aşağıdadır;
Gıda intoleranslarında genetik yatkınlık mevcuttur.
Çocuklarda gıda intoleransları, anne sütü verilmemesi ya da sütten erken kesilmeden kaynaklanabilir.
Sağlıksız beslenme alışkanlıkları kritik rol oynar. Hatta belirli beslenme alışkanlıkları gıda intoleranslarının gelişimini artırır. Gıda intoleranslarına neden olan pek çok faktör değiştirilebilir. Beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikler, sağlık durumunu iyileştirmek için önemli bir fırsat sağlar.
Besinlerin endüstriyel olarak işlenmesi, içeriklerindeki çeşitli yasal katkı maddeler (gıda boyası, koruyucular, tatlandırıcılar) ve zararlı maddeler gıda intoleranslarını ilerletir ve belirli reaksiyonlara sebep olabilir. Bu tip gıdalar histaminik uyarı yapacak nitelikte besin intoleransı ortaya çıkarabilirler.
Çevresel stres de gıda intoleransına neden olabilmektedir.
Gıda intoleransı belirtileri nelerdir?
Gıda intoleransı ve gıda alerjisinin bazı belirtileri benzerdir ancak ikisi arasındaki farklar çok önemlidir. Tolere edilemeyen bir yemeği bırakmak kişiyi mutsuz edebilir. Ancak, gerçek bir gıda alerjisi durumunda, vücudun bu besine tepkisi hayatı tehdit edici olabilir.
Bir gıdaya verilen alerjik reaksiyon, bağışıklık sistemini içerir. Bağışıklık sistemi vücudun kendini nasıl koruduğunu kontrol eder. Örneğin, bir kişinin inek sütüne karşı alerjisi varsa, bağışıklık sistemi inek sütünü istilacı veya alerjen olarak tanımlar. Bağışıklık sistemi immunglobulin E (IgE) adı verilen antikorları üreterek aşırı tepki gösterir. Bu antikorlar, kimyasalları salgılayan ve alerjik reaksiyona neden olan hücrelere gider. Her bir IgE molekülü, her tip alerjen için spesifik bir “radar”a sahiptir.
Yiyeceklere karşı intoleransın aksine, gıda alerjisinde o besinden mikroskobik bir miktar yemek, besine dokunmak veya teneffüs etmek ciddi veya hatta yaşamı tehdit eden bir reaksiyona neden olabilir.
Besinlerdeki alerjik reaksiyonların belirtileri genellikle ciltte, kurdeşen, kaşınma, cildin şişmesi şeklinde görülür. Gastrointestinal semptomlar kusma ve ishali içerebilir. Solunum şikayetleri, deri ve gastrointestinal semptomlara eşlik edebilir, ancak genellikle tek başına gerçekleşmez.
Anafilaksi, çok hızlı bir şekilde gerçekleşen ciddi bir alerjik reaksiyondur. Anafilaksi belirtileri nefes almada zorluk, baş dönmesi veya bilinç kaybı içerebilir.
Gıda intoleransı tanısı nasıl konulur?
Antikor durumunun test ile belirlenmesi, hastalığı geleneksel yöntemlerle açıklığa kavuşturulamayan ve tedavi edilemeyen, çeşitli şikayetlerden muzdarip hastalarda ilave bir önlemdir. Kronik yorgunluğa, sindirim sistemini tutan temel bulgulara, inek sütüne ve laktoz intoleransının görülmesine, beslenme ve diyet ile ilgili bitmeyen şikayetlere yanıt bulunabilmektedir.
Gıda intoleransı testi nasıl yapılır?
Test sonuçları, tek tek gıda bileşenlerine karşı artan IgG antikoru konsantrasyonları hakkında bilgi sağlar ve bu da, karşılık gelen bulgularla birlikte diyette bir değişiklik için başlangıç noktası teşkil edebilir. Bu değişiklikler sadece bu konuda uzman bir diyetisyen veya doktor ile görüştükten sonra gerçekleştirilmelidir.
Gıda intolerans testi ile belirli antikorların yoğunluğunu belirlenir. Her bir test alanı test edilen besinden birine özel proteinleri içerir. Olası reaksiyon, alanların her birine kan serumu uygulanarak test edilir. Alandaki proteinlerin uygulanan kan tarafından tespit edilmesi halinde bir antijen-antikor kompleksi oluşturulur. Etkinliği kanıtlanmış ELISA yöntemi kullanılarak kompleksler renklendirilir ve dolayısıyla bilgisayar tarafından tespit edilebilir.
Gıda intoleransı testi nasıl yorumlanır?
Sonuçlar, ayrı bir sonuç raporunda derlenir. Burada, tüm test edilen gıdaların immün reaksiyon şiddetleri 5 farklı sınıfa ayrılır. Bu bilgiler ile birlikte, bir uzmana danıştıktan sonra bireysel bir diyet adaptasyonu uygulanabilir. Bu, genellikle kritik gıdaların ortadan kaldırılmasına ve ardından rotasyon diyetine dayanır.
İntolerans şüphesi olan vakalarda, reaksiyon sınıfı 5 olan gıdalar, en az 6 aylığına diyetten çıkarılmalıdır. Reaksiyon sınıfı 4 olan gıdalar ise, 3-6 ay arasında diyetten çıkarılmalıdır. Bu süreçten sonra, bu gıdalar birbirlerinden ayrı şekilde bir günlüğüne tüketilebilir. Tükettikten sonra, 3 günlük perhiz (gözlem safhası) yapılarak, gıda ve bulgular arasındaki olası bağlantı tespit edilebilir.
Test sonucu kişinin vücudunun ihtiyaçları ve iyileşme süreci hakkında daha da bilinçlenmesine yardımcı olmaktadır. Kişi artık kendi bedeni hakkında daha fazla bilgiye sahip olacağı için daha fazla seçeneğe sahip olur ve süreci etkileyebilir. Beslenme alışkanlıklarındaki değişim, dışarıdan bir kurum tarafından dayatılan bir kısıtlama değil bir fayda olarak görülmelidir. Kişi kendi kendine vücudunun ihtiyaçlarına göre hareket etme yönünde karar verebilir ve böylelikle sağlığını korumayı başarabilir.
Test sonucu, kanda test edilen tüm besin maddelerini göstermektedir. İşaretlenmiş besinler, bağışıklık reaksiyonuna neden olan besinlerdir, yani kanda işaretli besin maddelerine karşı antikorlar bulunmuştur. Bu tür antikorlar, kandaki "işgalcileri" kontrol etmek için üretilmektedir.
Bağışıklık sistemi; gıda yeterince sindirilememişse ve yüksek geçirgenlik nedeniyle bağırsak duvarını geçip bağışıklık sistemi hücreleriyle temas kurmuşsa gıda bileşenlerini yabancı cisim olarak görür. Sindirilemeyen gıda parçacıklarının emilimi nedeniyle bağışıklık sistemine sürekli baskı uygulanması çok fazla enerji gerektirmektedir.
Vücut, sindirilemez gıda parçacıklarına karşı antikorlar oluşturmakla ne kadar çok uğraşırsa o kadar yorulur. Bağışıklık sisteminin bu şekilde aşırı zorlanması, "gıda intoleransı" terimi ile ifade edilen özel olmayan patolojik belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.
Laboratuvar sonuçlarınız bazı gıdalara karşı intoleransınız var diyorsa;
Test sonuçları belli gıdalara karşı IgG antikor titre düzeylerinin yüksek olduğunu gösterebilir. IgG gıda intoleransının nedeninin, bağırsak geçirgenliğinin artmasıyla birlikte monoton diyet olduğu kabul edilir. IgG-pozitif gıdaların artmış sayısı, bağışıklık sisteminin normalde tanımadığı gıdalara yan etki ile cevap verdiğini göstermektedir.
IgG pozitif gıda tüketilen her seferde, inflamatuvar bir reaksiyon ortaya çıkar ve bu tüm vücudu zayıf düşürür. O nedenle IgG antikor düzeyleri yüksek ve çok yüksek çıkan gıdalardan uzak durarak bağışıklık sistemini stabilize etmek büyük önem taşımaktadır.
IgG-pozitif gıdaların artmış sayısı, bağırsak çeperinin fazlasıyla zedelenmiş olduğunu ve hiper-geçirgenlik ya da geçirgen bağırsak sendromu diye bilinen rahatsızlığa yakalanılmış olabileceğini gösterir. Ayrıca bağırsak florasında ve/veya bağırsak çeperinde bir bozukluk da olabilir. O nedenle, özel bir dışkı tahliliyle bağırsak florasının ve bağırsak çeperinin mevcut durumunun incelenmesi faydalı olabilir. Tecrübeler tek başına test sonucu pozitif gıdalardan uzak durmanın yeterli olmadığını, aynı zamanda rotasyon esaslı bir diyet değişikliğine de gerek olduğunu göstermektedir.
İntestinal Floranın Analizi: IgG-aracılı gıda alerjilerini tetikleyen ya da şiddetlendiren genellikle bağırsak çeperindeki bozukluklardır. O nedenle çeşitli intestinal kontrollerle bağırsak florasının eski sağlığına kavuşturulması şarttır. Bu konuda, özel bir dışkı tahliliyle bağırsak florasının ve bağırsak çeperinin mevcut durumunun açığa çıkarılması faydalı olabilir.
Gelecekte, bağışıklık reaksiyonuna neden olan besin maddelerinden kaçınılması gerekmektedir. Bu, bu besin maddelerini bir daha asla tüketilmeyeceği anlamına gelmez. Bu besin maddelerinden 8-12 haftalık bir süre boyunca sürekli olarak kaçındıktan sonra bir kısmını eski semptomlar ortaya çıkmaksızın diyet planına yeniden eklenebilmektedir. Kişi bu konuda mutlaka doktoruna veya beslenme uzmanına danışmalıdır.